10 Ağustos çarşamba günü saat 19.30′da Çengelköy Kabristanında Yaşam Ağacı Derneği tarafından kabri başında anma toplantısı düzenlendi.
Yoldaşları ve dostları orada olacak…
Yalansız sitesinin öncülü olan ‘soldansite’nin yazarlarından olan Ali Dehri’nin anısına 2005 yılında yazdığı makaleyi onun anısına yayınlıyoruz.
Söyleyecek çok söz
Yapılacak çok iş vardı
Değerli yoldaşımız Ali Dehri’yi saygıyla özlemle anıyoruz.
Ferhan Umruk
Bir Rapor, Bir Bildiri ve Milliyetçilik üzerine
Ali Dehri
Baharın gelişiyle birlikte, Kürtlere, devrimcilere ve demokratlara yönelik milliyetçi bir dalganın yükselişine tanık olduk.
9 Ağustos 2011 Salı
6 Ağustos 2011 Cumartesi
Yalanlara Dayanan ‘’Gerçeklik’’
Ahmet Doğançayır
Merkezileşmiş ve yaygın yalana dayalı yönetimler; bunların her ikisi de kendilerini gerçek toplumun hem amacı hem de yalanı olarak gösterdiler. Birincisi diktatör bir kişiliğin etrafında merkezileşmiş bir ideolojiyi ön plana çıkararak hem Stalinist hem de Nazi karşı devrimine eşlik etmiş, İkincisi ise ücretlileri birbirleriyle rekabet halindeki geniş kapsamlı meta çeşitleri arasından ‘’özgürce seçim’’ yapmaya teşvik ederek dünyanın Amerikanlaştırılmasını temsil etmiştir.
Merkezileşmiş ve yaygın yalana dayalı yönetimler; bunların her ikisi de kendilerini gerçek toplumun hem amacı hem de yalanı olarak gösterdiler. Birincisi diktatör bir kişiliğin etrafında merkezileşmiş bir ideolojiyi ön plana çıkararak hem Stalinist hem de Nazi karşı devrimine eşlik etmiş, İkincisi ise ücretlileri birbirleriyle rekabet halindeki geniş kapsamlı meta çeşitleri arasından ‘’özgürce seçim’’ yapmaya teşvik ederek dünyanın Amerikanlaştırılmasını temsil etmiştir.
31 Temmuz 2011 Pazar
Devrimci Siyaset Yalandan Arındırılabilir mi?
İbrahim Özkurt
70’li yıllarda “Sovyetler Birliği Komünist Partisi Tarihi “ adlı, birisi Bilim Yayınlarınca, bir diğeri Aydınlık Yayınlarınca yayınlanmış iki kitap çıkmıştı. Her iki kitabı okuyanlar bilir. Birincisi resmi tarih, ikincisi ise Mao’cu alternatif tarih idi. Sovyet yanlıları birinciye, Mao’cular ikincisine inanıyordu. Sovyetler Birliği çökünce her iki tarihin yalanlarla dolu olduğu açığa çıktı. Çin ile ilgili resmi tarihte öyle…
70’li yıllarda “Sovyetler Birliği Komünist Partisi Tarihi “ adlı, birisi Bilim Yayınlarınca, bir diğeri Aydınlık Yayınlarınca yayınlanmış iki kitap çıkmıştı. Her iki kitabı okuyanlar bilir. Birincisi resmi tarih, ikincisi ise Mao’cu alternatif tarih idi. Sovyet yanlıları birinciye, Mao’cular ikincisine inanıyordu. Sovyetler Birliği çökünce her iki tarihin yalanlarla dolu olduğu açığa çıktı. Çin ile ilgili resmi tarihte öyle…
22 Temmuz 2011 Cuma
İYİ ÇOCUKLAR ( VAY BE BİR GENEL KURMAY BAŞKANI ŞIRNAK'TAKİ ASTSUBAYI TANIDI) OLACAK İŞ Mİ DEMEYİN OLDU
Lokman Kaya
Tarihler 9 kasım 2005 i gösterdiginde hakarinin şemdinli ilçesindeki umut kitabevi bombalanmış ve jitem elemanlarından astsubaylar ali kaya ve özcan ildeniz ile 10veysel ateş halktarafından suç üstü yakalandılar araçlarında yapılan aramada infaz edilecek insanların adresleri vetelefon numaraları bulundugu ajanda ev krokileri ve yazılı belgeler bulundu
Tarihler 9 kasım 2005 i gösterdiginde hakarinin şemdinli ilçesindeki umut kitabevi bombalanmış ve jitem elemanlarından astsubaylar ali kaya ve özcan ildeniz ile 10veysel ateş halktarafından suç üstü yakalandılar araçlarında yapılan aramada infaz edilecek insanların adresleri vetelefon numaraları bulundugu ajanda ev krokileri ve yazılı belgeler bulundu
11 Temmuz 2011 Pazartesi
Mahşerin Atlıları…Milliyetçilik, Muhafazakarlık ve siyasal İslamcılık
Ahmet Doğançayır
Milliyetçilik, muhafazakârlık ve İslamcılık Türkiye’de taşranın siyasal zemininde on yıllardır görüldüğü ve 1980ler den beri yeni sağ dönemiyle bir gerçeklik haline geldiği gibi, kimi zaman bu üç akım arasındaki sınırların ortadan kalktığı ve hatta iç içe geçtikleri de görülebiliyor. İslam’ı milli birliği güçlendiren bir unsur olarak görenlerden, milliyet unsuru olarak görenlere kadar uzanan alan, 1950’lerde tohumları atılıp 1960’larda serpilerek Türk sağının ideolojik çerçevesini oluşturan milliyetçi-muhafazakâr düşüncenin temeli oldu.
Milliyetçilik, muhafazakârlık ve İslamcılık Türkiye’de taşranın siyasal zemininde on yıllardır görüldüğü ve 1980ler den beri yeni sağ dönemiyle bir gerçeklik haline geldiği gibi, kimi zaman bu üç akım arasındaki sınırların ortadan kalktığı ve hatta iç içe geçtikleri de görülebiliyor. İslam’ı milli birliği güçlendiren bir unsur olarak görenlerden, milliyet unsuru olarak görenlere kadar uzanan alan, 1950’lerde tohumları atılıp 1960’larda serpilerek Türk sağının ideolojik çerçevesini oluşturan milliyetçi-muhafazakâr düşüncenin temeli oldu.
Empati, Kimlik ve Vicdan Üzerine
Oşin Çiringel
Bir insanı anlamak istiyorsan, gökte üç ay
eskiyene kadar onun ayakkabılarıyla dolaşmalısın.
Kızılderili atasözü
Empati gerçekten mümkün mü?
Kavrama kimliğini kazandıran Carl Rogers’a göre bu mümkün; insanlar birbirleriyle empatik ilişki kurabilir!
Bir insanı anlamak istiyorsan, gökte üç ay
eskiyene kadar onun ayakkabılarıyla dolaşmalısın.
Kızılderili atasözü
Empati gerçekten mümkün mü?
Kavrama kimliğini kazandıran Carl Rogers’a göre bu mümkün; insanlar birbirleriyle empatik ilişki kurabilir!
9 Temmuz 2011 Cumartesi
Düzen Değiştiren Görülmemiş Bir Şey!
Hakkı Yükselen
Seçimler yapıldı. Beklendiği üzere AKP kazandı. Üstelik beklenenden birkaç puan daha fazla oy alarak ve bugüne kadar aldığı oylardan daha fazlasını kazanarak yüzde 50’ye ulaştı. Oy oranını epeyce bir artırması, ancak seçimleri kaybetmesi beklenen CHP’nin de beklenenden birkaç puan az oy alarak yüzde 26’da kalması en azından ilk anlarda hayret ve dehşet duygusuna yol açtı! Oysa en azından normal şartlarda, üçüncü seçiminde AKP’nin biraz oy kaybetmesi gerekiyordu, 2009 yerel seçimlerinde olduğu gibi.
Seçimler yapıldı. Beklendiği üzere AKP kazandı. Üstelik beklenenden birkaç puan daha fazla oy alarak ve bugüne kadar aldığı oylardan daha fazlasını kazanarak yüzde 50’ye ulaştı. Oy oranını epeyce bir artırması, ancak seçimleri kaybetmesi beklenen CHP’nin de beklenenden birkaç puan az oy alarak yüzde 26’da kalması en azından ilk anlarda hayret ve dehşet duygusuna yol açtı! Oysa en azından normal şartlarda, üçüncü seçiminde AKP’nin biraz oy kaybetmesi gerekiyordu, 2009 yerel seçimlerinde olduğu gibi.
4 Temmuz 2011 Pazartesi
Çevre’ Fenerbahçe’yi mi Zaptediyor?
Ferhan Umruk
Hani şu, Şerif Mardin’in artık kendisinin de ihtiyatlı kullandığı merkez-çevre kuramının dün ortaya çıkan ispatı vücudu Fenerbahçe odaklı şike operasyonu mu oldu?
Kuramsal çerçeve şıktır ama ‘Futbolun sadece futbol olmadığına’ dair yerleşik düşünce de onun tarihsel süreciyle ilintilendirildiğinde, bu kuramı da aşan bir niteliğe sahiptir.
Futbol siyaset ilişkisi söz konusu olduğunda akla ilk gelen tarihsel örnek, Portekiz’in faşist diktatörü Salazar’dır. Toplumsal desteğe üç F ile ulaşmayı mümkün görmüştür. Futbol, Fiesta ve Fado diktatörün tahtının sacayakları olmuştur.
Hani şu, Şerif Mardin’in artık kendisinin de ihtiyatlı kullandığı merkez-çevre kuramının dün ortaya çıkan ispatı vücudu Fenerbahçe odaklı şike operasyonu mu oldu?
Kuramsal çerçeve şıktır ama ‘Futbolun sadece futbol olmadığına’ dair yerleşik düşünce de onun tarihsel süreciyle ilintilendirildiğinde, bu kuramı da aşan bir niteliğe sahiptir.
Futbol siyaset ilişkisi söz konusu olduğunda akla ilk gelen tarihsel örnek, Portekiz’in faşist diktatörü Salazar’dır. Toplumsal desteğe üç F ile ulaşmayı mümkün görmüştür. Futbol, Fiesta ve Fado diktatörün tahtının sacayakları olmuştur.
27 Haziran 2011 Pazartesi
‘İçsel Işık’:Vicdan
Oşin Çiringel
İnsanoğlu henüz ‘vicdan’lı olamadı. Vicdanına ulaşabilseydi eğer ‘tarih öncesi çağ’ı çoktan geride bırakmış olurdu. Çünkü vicdan, insanlık tarihinin temel özelliği olan ‘vahşet’i sonlandırabilecek biricik içsel değerdir.
Bilim ve teknolojideki baş döndürücü ilerlemelere karşın vicdan ‘vahşet’i geriletemedi. 21. yüzyılın eşiğindeyiz ve hâlâ insanlar birbirlerini boğazlıyor ve koşullar elverdiğinde de birer ‘vahşet işçisi’ne dönüşebiliyorlar.
İnsanoğlu henüz ‘vicdan’lı olamadı. Vicdanına ulaşabilseydi eğer ‘tarih öncesi çağ’ı çoktan geride bırakmış olurdu. Çünkü vicdan, insanlık tarihinin temel özelliği olan ‘vahşet’i sonlandırabilecek biricik içsel değerdir.
Bilim ve teknolojideki baş döndürücü ilerlemelere karşın vicdan ‘vahşet’i geriletemedi. 21. yüzyılın eşiğindeyiz ve hâlâ insanlar birbirlerini boğazlıyor ve koşullar elverdiğinde de birer ‘vahşet işçisi’ne dönüşebiliyorlar.
6 Haziran 2011 Pazartesi
Kılıçdaroğlu’nun CHP’si Nereye Değişiyor?
Ahmet Doğançayır
CHP Nedir?
Türkiye burjuva siyasetinde önemli bir rol oynayan CHP’yi tarif etmek pek kolay değil. Partinin üyeleri de, tabanı da bu karışıklığı barındırmaktadır. Kimilerine göre solcu, devrimci, kimilerine göre sosyal demokrat, kimilerine göre Atatürkçü vb. Yaygın eğilim ise sosyal demokrat bir parti olarak kabul etmektir. Sosyal demokrat partilerin üye olduğu sosyalist enternasyonal üyesi olsa da siyasetteki politik duruş alışı nedeniyle sosyalist enternasyonalce de eleştirilmektedir.
CHP Nedir?
Türkiye burjuva siyasetinde önemli bir rol oynayan CHP’yi tarif etmek pek kolay değil. Partinin üyeleri de, tabanı da bu karışıklığı barındırmaktadır. Kimilerine göre solcu, devrimci, kimilerine göre sosyal demokrat, kimilerine göre Atatürkçü vb. Yaygın eğilim ise sosyal demokrat bir parti olarak kabul etmektir. Sosyal demokrat partilerin üye olduğu sosyalist enternasyonal üyesi olsa da siyasetteki politik duruş alışı nedeniyle sosyalist enternasyonalce de eleştirilmektedir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)